Kordon Kanı Saklanması

Kordon Kanı Saklanması
  • 14 Haziran 2015
  • 1.608 hit

Bebek, anne rahmi içinde plasentaya göbek kordonu aracılığıyla bağlı durumdadır. Bebekle anne arasında, besin ve oksijen geçişi plasenta ile gerçekleşir. Halk arasında “bebeğin eşi” adı verilen plasenta, doğumun gerçekleşmesinin hemen ardından dışarı atılır. Çünkü doğumun gerçekleşmesi ile görevini tamamlamış olur.
Bebeğin dünyaya gelmesinden sonra, plasenta ile bebeğin kordonu arasında kalan bir miktar kan bulunur. Bu özel kana kordon kanı adı verilir. Yenidoğanın damarlarında dolaşan kanın yapısından farklı bir içeriğe sahip olması ve kanın üretiminde görevli olan stem cell isimli kök hücreleri içermesi,bu kanın en büyük özelliğidir. Bu sebeple çok iyi bir kök hücre kaynağıdır. Kök hücre, şartların uygun olduğu ortamlar elde edildiğinde, nakledilen doku ve/veya organa dönüşebilir. Yani hasarlı ya da hasta bir doku ve/veya organ kök hücre transplantasyonu (nakli) ile iyileştirilebilmektedir. Kordon kanını en önemli kılan nokta budur. Ayrıca kemik iliği ve periferik kan da nakil için uygun kaynaklardır.

Kordon kanı neden saklanır?
Yeni doğmuş bir bebeğin ileride hangi hastalıklarla karşılaşacağı bilinemez. Bu yüzden özellikle ağır seyreden hastalıklarda kordon kanı çok iyi bir alternatif olarak karşımıza çıkar. Öte yandan uzun vadede bakıldığında, yavaş yavaş kurulmaya başlanan kordon kanı bankaları ile de kök hücreler, bu bankaları değerlendirenlerin onayları dahilinde kullanılarak,gereksinim duyan insanlara tedavi olanağı sunabilir.

Kordon kanının neden önemlidir?
Kan denen hayati sıvıya plazma denir ve plazma içinde üç ayrı tipte hücre bulundurur.
1. Eritrositler (Kırmızı kan hücreleri): Hücreler arası oksijen ve karbondioksit aktarımından sorumludurlar.
2. Lökositler (Beyaz kan hücreleri): Bağışıklık sisteminden sorumludurlar.
3. Trombositler ve Plateletler (Pıhtılaşma bileşenleri): Kanın pıhtılaşmasını sağlarlar.

Bütün bu hücre yapıları kemik iliğinde yer alan ve özel bir hücre olan “kök hücre”yi oluştururlar. Kök hücre, her türlü kan hücresini oluşturabilecek özelliktedir ve bu sürekli bir üretimdir. Başta kan kanseri ve bir takım bağışıklık sistemi hastalıkları ortaya çıktığında kemik iliği görevini olması gerektiği gibi yapamaz.

Çocukluk çağı lösemileri (kan kanseri) ile bazı kan ve bağışıklık sistemi hastalıklarının varlığında kemik iliği görevini sağlıklı olarak yerine getiremez. Üstelik bu tip hastalıkların tedavisi yapılırken uygulanan radyoterapi ve/veya kemoterapi de kemik iliğinde bulunan kök hücreleri hasara uğratabilir.Kimi hastalıklarda kemik iliği nakli tek alternatif halindedir. Eğer böyle bir durum oluşmuşsa, kemik iliği uygun olan bir verici, kendisinden alınan sağlıklı kemik iliğini ve kök hücrelerini alıcıya verir. Bu işlemle, alıcıda sağlıklı kan hücrelerinin üretiminin tekrar başlaması hedeflenir.

Kordon kanı saklamanın yararı
Bankalarda kordon kanı saklanmasının amacı çocuğun hayatının ileriki herhangi bir safhasında kemik iliği nakli olması gerektirebilecek bir sorun yaşadığı takdirde kendi kök hücreleri ile tedavi şansını elde etmesidir. Bu sayede, uygun bir verici aranmak zorunda kalınmaz ve kemik iliği nakli ihtiyacı ortadan kalkar.

Kordon kanının saklanma süresi
Kordon kanının, kan bankalarında saklanma süresi, günümüzdeki bilimsel çalışmalar doğrultusunda 15 sene ile sınırlandırılmıştır. Bu süre, çocukluk ve ergenlik çağında yaşanabilecek hastalıkların tedavisinde kullanılabilmektedir.

Kordon kanının alınışı
Anne ve baba bebeklerinin kordon kanını saklamayı düşünüyorsa, öncelikle doğumdan önce hekime bilgi vermeli ve hazırlıkların yapılmasını sağlamalıdır. Bebek doğar doğmaz göbek kordonu bağlanarak doğumu takip eden ilk on dakika içinde özel bir sistemle özel bir torba içine alınır. Toplanan kan 24 ila 36 saat içinde laboratuvara gönderilmelidir. Bu kanlar azot tanklarında ve -200’e yakın bir soğuklukta saklanır.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ