Adet Kanı Nereden Gelir

Adet Kanı Nereden Gelir

Adet Kanı Nereden Gelir?

Adet denilen döngü ya da adet siklısı adı verilen mekanizmanın çalışma mantığı, rahim iç tabakasını oluşturan ve endometrium adı verilen tabakanın parçalanarak dışarı atılmasıdır. Adet (regl, mens) kanı bu rahim iç tabakasının her adet döngüsü sonunda dökülmesine verilen addır. Adet döngüsü (adet siklusu) başladığında rahim iç tabakası yani endometrium, östrojen hormonunun etkisi ile normalden daha fazla kalınlaşır. Rahim iç tabakasını östrojen hormonu sayesinde kalınlaşmasına proliferasyon fazı adı verilir.

Adet siklusunun orta döneminde ise ovülasyon yani (yumurtlama) ortaya çıkar. Prolifesaryon fazından sonra, adet siklusunun ikinci aşamasında salglanan progesteron hormonunun yarattığı etkiler ile sekretuar faz meydana gelir. Bir sondaki adımda ise salgılanan bu hormonu azalır, buna bağlı olarak endometrium yani rahim içini kaplayan tabaka, azalan progesteron hormonunun etkisiyle rahim iç tabakası dökülmeye başlar ve böylelikle adet kanaması, regl ya da mens adı verilen olay ortaya çıkar. Bu durumda, adet kanamasının rahim iç tabakası demek olan endometriumun parçalanmasından ve buna ek olarak da bir miktar kandan oluşur. Adet günlerinde gelen kanama, yumurtalıklardan ya da karından değil sadece rahimden gelir. Rahim içi tabakanın ortalama üç ila beş gün içinde tekrar toparlanıp kalınlaşması ile dökülme ve kanama sona erer, bu da adet kanamasının sonu anlamına gelir. Bu döngü, sistematik bir şekilde her ay devam eder. Endometrium yani rahim içi tabaka, bir sonraki adet başlangıcına kadar biraz daha kalınlaşır ve böylelikle kadının o ay içinde yaşayabileceği olası bir gebeliğe karşı kendini hazır tutar. Eğer ay içinde, yumurtlama yani ovülasyon günü geldiğinde, hipofiz bezlerinin verdiği sinyallerle yumurtalıklar tarafından sebest bırakılan yumurta hücreleri, kadının fallop tüplerinde erkek spermi ile karşılaşır ve döllenirse gebelik ortaya çıkar. Döllenen yumurta ortalama bir hafta içinde rahme yerleşir. Ancak yumurta hücresi erkekten gelen spermle karşılaşmaz ve döllenme gerçekleşmezse, rahimde cenin için hazırlanan ortam bozulur ve bu tabaka adet kanı olarak dışarı atılır.

Rahim steril bir ortamdır

Her ay, normal şartlar altında her kadının yaşadığı adet döngüsünde gelen kan, rahimden gelmektedir. Dışarı atılan, parçalanarak yok edilen endometrium tabakası ve içinde bulunan bir miktar kandır. Söz konusu olan kadın genital bölgesi ve kan olunca, halk arasında adet kanının pis olduğu şeklinde bir düşünce hatta halk arasında kadınların adet dönemleri için kirlenmek diye bir de tabir vardır. Ancak bu düşünce ve ifade kesinlikle doğru değildir. Çünkü rahim içi, içinde bir bebeği yaşatabilecek kadar steril bir ortamdır. Çünkü rahimden her ay adet döngüsünde atılan endometrium,bu adet kanaması olmadığı ve ovülasyon döneminde yumurta hücresinin erkek spermi tarafından döllenmesi durumunda, ceninin yani bebeğin yaşayacağı ortamı oluşturacaktır. Bu sebeple rahimden gelen adet kanamasının pis olma ihtimali söz konusu bile değildir.

Kramplar ve rahim

Her adet kanaması öncesi ve sonrasında, kadınlar fakat en çok da genç kızlar karın ve kasıklarında ağrı ya da sancılar yaşayabilir. Esasında kişinin günlük hayatında problem yaratmayan bu kramp ve sancılar, zaman zaman dayanılması güç bir şiddette olabilir. Bu sancıların nedeni, adet kanamasında dökülen rahim iç tabakası için salgılanan ve prostoglandin adı verilen maddelerdir. Çünkü bu maddeler rahimde bulunan düz kasların kasılmasını sağlar ve bu düz kasların kasılması sırasında da yukarıda bahsedilen şiddetli kramplar ortaya çıkabilir. Prostoglandin düzeyi yükselirse, bu durumda çok fazla ağrı ortaya çıkabilir. Ayrıca yapısal olarak da rahim ağzı ile rahim arasındaki kanalın dar olduğu genç ya da kadınlarda da bu ağrı ve kramplar daha şiddetli hissedilebilir.

 

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ