Adolesanlarda (19 yaş altında) Gebelik

Adolesanlarda (19 yaş altında) Gebelik

Dünya Sağlık Örgütü’nün yaptığı ve uluslar arası kabul gören tanımlamalarda, 10 ve 19 yaş arasındaki bireyler adolesan şeklinde tanımlanır. Fiziksel, psikolojik ve cinsel gelişimin tamamlanmış olması,  adolesan adı verilen bu evrenin en belirgin özelliği olarak öne çıkar. 

Bu yaş döneminde gerçekleşen gebelikler de mevcuttur ve farklı nedenlerden kaynaklanıyor olsa da dünya üzerindeki gebelikler arasında ciddi bir yer tutar. Ancak bu döneme gebelik perspektifinden bakıldığında, birçok anomalinin söz konusu olduğunu söylemek mümkündür. Örneğin, 19 yaşından önce anne olan kadınlarda ortaya çıkan gebeliğe bağlı problemler ya da anne/bebek kayıpları; 20 ila 29 yaş arasında olanlardan çok daha fazla yoğunluk gösterir. Öte yandan bu yaş döneminde,gerek gebelik öncesinde gerekse gebelik ve sonrasında yeterli bakımın sağlanamamasına bağlı olarak komplikasyonlarla karşılaşma oranları da çok daha yüksektir.

 

 Adolesan dönemde gebelik ve doğum sürecinde büyük önem taşıyan pelvisin yani kalça kemiğinin gelişim ve değişimi tamamlanmadığı için yetişkinlikte sahip olunan ölçüler henüz elde edilmemiştir. Bu gelişim eksikliği de doğumun zor olması sonucunu beraberinde getirmektedir. Bununla birlikte doğumun zorluğuna bağlı olarak yırtık, idrarda ve dışkılama yaşanan problemler ile bunlardan kaynaklanan sosyal uzaklaşma da karşılan sıkıntılar arasında yer alır. Anne adayının sağlıksız ya da eksik beslenmesi de bunlara eklendiği takdirde, annede ve bebekte anemi, erken (prematüre) ve düşük kilolu doğum, gebelik kaynaklı tansiyon sorunları baş gösterir. Tüm bunların yanında preeklampsi, doğum sonrası çok şiddetli kanama gibi sorunların ortaya çıkma oranı da yüksektir. Baş-pelvis uyumsuzluğu ve yavaş doğum da yaşanabilecek onlarca sorundan bazılarıdır.

 

Adolesan yani 19 yaş altı gebeliklerde doğumlar, çok büyük oranda sezaryen operasyonuyla gerçekleştirilebilir.

Adolesan dönemde yaşanan gebelikleri de birbirinden ayrı bir şekilde ele almak gerekirse 16 yaş altındaki gebeliklerde dünyaya gelen bebeklerde görülen ölüm oranının, 16-19 yaş aralığında görülen bebek ölüm oranlarından daha fazla olduğunu söylemek de mümkündür. Aynı zamanda bu yaş aralığında, anne karnında, bebeğin gelişmesinde gerilik ve prematüre(erken) doğum da en sık görülen problemlerin başında gelir. Düşük doğum kilosu ile dünyaya gelen bebeklerde de nörolojik problemlerin oluşma riski çok yüksektir. Bu sorunların başında da epilepsi, zeka geriliği ve selebral palsi en önde gelen ciddi ve ağır problemler olmaktadır.

Hem anne hem de bebek için taşıdığı tüm bu olumsuz nedenlerden dolayı adolesan dönemde gebelik yaşanması tavsiye edilmez. Çünkü bu dönemde ortaya çıkabilecek bir hamilelik hem bebeğin hem de annenin sağlığı ve yaşam kalitesi için çok ciddi bir tehdittir. Bu sebeple de bu yaş döneminde gebelik oluşumuna fırsat vermemek gerekir. Ayrıca adolesan dönemde olan kişilerin gebeliği engelleme yöntemleri, cinsel yolla bulaşan hastalıklar ve genel cinsel sağlık hakkında bilgilendirilmeleri de çok büyük önem taşır.

Ülkemizdeki şartlara ve gerçekliklere bakıldığında 15 yaşın altında anne olan kadınların sayısının bütün gebeliklere oranlandığında oldukça fazla olduğunu söylemek mümkündür. Özellikle ülkemizin Doğu coğrafyasında kız çocuklarının erken evlendirilmesi, adolesan dönemde gebeliğin en büyük nedeni olmaktadır. Gelişmiş olan ülkelerde de bu yaş döneminde sıklıkla gebelikle karşılaşılabilir. Bunun nedeni de bu ülkelerde çocukların cinsellikle erken bir yaşta tanışıyor olmalarıdır.

 

Ergenlik çağının başlama yaşı da adolesan gebeliklere neden olan küçük yaşta evliliklerde önem taşır. Ergenliğe dolayısıyla da doğurganlığa geçiş yaşı kızlarda 12,5-13 yaşlarıdır. Bu rakamın 2020 yılına gelindiğinde 12 yaş dünya ortalamasına gerileyeceği öngörülmektedir.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ